Ahım şahım mı AHAM Şaham mı ?

Abdulferit

Global Mod
Global Mod
Ahım Şahım mı, Aham Şaham mı? Bir Kelimenin Peşinden Giden Beklenmedik Bir Yolculuk

Geçen hafta arkadaşlarla bir kafede otururken sohbetin yönü bir anda hiç beklemediğim bir yere kaydı. Masadaki herkes farklı bir konuda konuşurken, garson siparişleri getirip masadan ayrıldıktan sonra arkadaşım Murat kahvesinden bir yudum aldı ve gülerek şöyle dedi:

— Bu tatlı da aham şaham değilmiş doğrusu.

Tam o sırada karşısında oturan Elif kaşlarını kaldırdı.

— Aham şaham mı? Ahım şahım değil miydi o?

Bir anda herkes sustu. Normalde birkaç saniyede kapanacak gibi görünen konu, yaklaşık iki saat süren ilginç bir tartışmaya dönüştü. Daha da ilginci, bu küçük dil meselesi bizi sadece bir deyimin doğru kullanımına değil, insanların düşünme biçimlerine, kültürel değişimlere ve dilin nasıl yaşadığına kadar götürdü.

Bir Deyim, İki Farklı Yorum

Murat oldukça netti.

— Ben çocukluğumdan beri "aham şaham" diye duydum.

Elif ise aynı derecede emindi.

— Ben de tam tersini duydum. "Ahım şahım" olmalı.

Masadaki diğer arkadaşlarımız da ikiye bölündü. İlginç olan nokta şuydu: Herkes duyduğundan emindi ama kimse neden öyle olduğunu açıklayamıyordu.

İşte tam burada farklı bakış açıları ortaya çıktı.

Murat ve Kerem hemen telefonlarına sarılıp kaynak aramaya başladılar. Onların yaklaşımı daha çok problemi çözmeye yönelikti. Hangi sözlük ne diyor, hangi kaynak doğru kabul ediliyor, konu nasıl sonuçlandırılır...

Elif ve Zeynep ise farklı bir noktaya dikkat çekiyordu.

— İnsanlar yıllardır iki şekilde de kullanıyorsa, mesele sadece doğruluk olmayabilir. Belki kullanım biçimleri zamanla değişmiştir.

Bu yaklaşım aslında tartışmayı çok daha ilginç bir yere taşıdı. Çünkü bazen bir sorunun cevabı sadece "doğru" veya "yanlış" değildir. O cevabın insanlar arasında nasıl yaşadığı da önemlidir.

Araştırma Derinleştikçe Ortaya Çıkan İlginç Gerçek

Eve döndüğümde konuyu merak edip biraz araştırdım.

Türk Dil Kurumu ve çeşitli etimolojik kaynaklarda yaygın kabul gören kullanımın "ahım şahım" olduğu görülüyor.

Bu ifade, bir şeyin çok olağanüstü, çok etkileyici veya abartılacak kadar önemli olmadığını anlatmak için kullanılıyor.

Örneğin:

"Film ahım şahım değildi ama izlenebilir."

Buradaki kullanım zamanla günlük konuşma dilinde oldukça yaygınlaşmış.

Peki "aham şaham" nereden çıkmış olabilir?

Dil bilimcilerin sıkça dikkat çektiği bir durum var. İnsanlar bazı kalıpları yıllar içinde duydukları biçimde yeniden şekillendirebiliyorlar. Özellikle anlamı tam bilinmeyen ifadeler kulaktan kulağa aktarılırken ses değişimlerine uğrayabiliyor.

"Ahım şahım" ifadesinin bazı bölgelerde veya bazı ailelerde "aham şaham" şeklinde söylenmeye başlaması da muhtemelen bu tür doğal bir dönüşümün sonucu.

Aslında dil tarihinde bunun yüzlerce örneği bulunuyor.

Dil Neden Sürekli Değişiyor?

Bu noktada aklıma dedem geldi.

Çocukken bazı kelimeleri onun kullandığı şekilde söylediğimde öğretmenlerim düzeltiyordu. Yıllar sonra fark ettim ki dedem yanlış konuşmuyor, kendi döneminin ve yaşadığı bölgenin dilini konuşuyordu.

Dil yaşayan bir organizma gibi.

Toplum değiştikçe kelimeler de değişiyor.

Bir zamanlar yanlış kabul edilen bazı kullanımlar zamanla sözlüklere girebiliyor. Bazı kelimeler ise tamamen unutuluyor.

Bu yüzden "aham şaham" kullanan birini duyduğumda artık ilk refleksim onu düzeltmek olmuyor. Daha çok şu soruyu soruyorum:

"Bu kullanım hangi çevreden geliyor?"

Çünkü bazen bir kelimenin hikâyesi, sözlükteki tanımından daha ilginç olabiliyor.

Tartışmanın Beni Düşündüren Tarafı

Ertesi gün aynı konuyu iş yerinde açtım.

İlginç şekilde burada da insanlar iki gruba ayrıldı.

Bazıları hemen kaynak gösterip doğru biçimi ortaya koymaya çalıştı.

Bazıları ise insanların neden farklı kullandığını anlamaya çalıştı.

O an fark ettim ki aslında mesele sadece bir deyim değildi.

İnsanların olaylara yaklaşım biçimleri de ortaya çıkıyordu.

Kimi insanlar çözümü bulmaya odaklanıyor.

Kimi insanlar ise çözümün yanında insanların deneyimlerini ve bağlamını anlamaya çalışıyor.

Gerçek hayatta da en sağlıklı sonuçlar genellikle bu iki yaklaşımın birleşiminden doğuyor.

Sadece veriyle hareket etmek bazen eksik kalabiliyor.

Sadece duygularla hareket etmek de aynı şekilde.

Hem bilgiyi hem insan deneyimini birlikte değerlendirebildiğimizde daha geniş bir perspektif kazanıyoruz.

Toplumsal Hafızanın Küçük Bir Yansıması

Deyimler, atasözleri ve kalıplaşmış ifadeler aslında toplumun hafızasını taşıyor.

Bir kelimenin yanlış hatırlanması bile bazen kuşaklar arasındaki iletişimi gösteriyor.

Belki elli yıl önce bir mahallede biri ifadeyi farklı söyledi.

Çocuklar onu öyle öğrendi.

Onlar kendi çocuklarına aktardı.

Ve ortaya yeni bir kullanım çıktı.

Dil tarihine baktığımızda bunun olağan bir süreç olduğunu görüyoruz.

Bu yüzden "ahım şahım" ile "aham şaham" arasındaki fark yalnızca bir harf farkı değil.

Aynı zamanda kültürel aktarımın küçük ama ilginç bir örneği.

Sonuç Olarak Hangisi Doğru?

Kaynaklara göre standart ve yaygın kabul gören kullanım "ahım şahım" şeklindedir.

"Aham şaham" ise halk arasında duyulabilen, zamanla ortaya çıkmış alternatif bir söyleyiş olarak değerlendirilebilir.

Ama beni asıl etkileyen şey bunun doğruluğundan çok, küçücük bir ifadenin insanların düşünme biçimlerini nasıl ortaya çıkarabildiğiydi.

Bir kafede başlayan basit bir sohbet, dilin tarihine, toplumsal hafızaya ve insanların olaylara yaklaşım şekillerine kadar uzandı.

Şimdi merak ediyorum:

Siz hangisini kullanıyorsunuz?

Çocukluğunuzdan beri duyduğunuz şekli mi söylüyorsunuz, yoksa sonradan öğrendiğiniz biçimi mi?

Ve daha önemlisi...

Bir kelimenin doğru hali kadar, o kelimenin insanların hayatında nasıl yer ettiğini düşünmek de sizce önemli değil mi?
 
Üst